Hit Uluslararası Eğitim

Hit İstanbul

Büyükdere Caddesi  15/A Hür Han 34380 Şişli - İstanbul

Tel   :  0 212 296 46 00

Faks:  0 212 233 63 15

Mail:  info@hit.com.tr

Hit Ankara

Tel   :  0 533 777 9343

Mail:  info@hit.com.tr

 

 

Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin!

 

  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon
  • Black LinkedIn Icon
  • Black YouTube Icon

© 2016 Hit Uluslararası Eğitim

Ahmet İzzet GENÇ

Merhaba sevgili arkadaşlar,

Ben Ahmet. 23 yaşındayım. Beykent Üniversitesinde Yönetim Bilişim Sistemleri okuyorum ve okuduğum bölüm sebebiyle iyi bir seviyede İngilizce bilmem gerekiyor. Türkiye'de aldığım hiçbir dil eğitiminin yurtdışı kadar etkili olmayacağını biliyordum. Aklıma her zaman yurt dışına çıkıp İngilizce eğitimi almak, bunun yanı sıra farklı kültürden yeni insanlarla tanışmak, farklı bir ülkenin kültürünü öğrenmek, yaşam koşullarını görme isteği hep vardı. Bu hayalim bu yaz gerçek oldu.

Eğitim Danışmanımın  önerisiyle İngiltere'nin Eastbourne kasabasında ki LTC dil okuluna gittim. İyi ki de gitmişim. Bu benim ilk yurtdışı deneyimimdi, bu yüzden endişelerim vardı. İngiltere'ye ayak bastığımda yağmurlu bir hava beni karşıladı. Eastbourne'de ilk günüm kötü geçti çünkü adapte olamamıştım. Fakat ev arkadaşlarım ve okuldaki arkadaşlarım sayesinde sonraki günlerim dolu dolu ve eğlenceli geçti. Eastbourne İngiltere'nin küçük, şirin bir sahil kasabası. Havası genellikle ılıman. Doğal güzellikleri, parkları,10 kilometrelik sahili, fazlaca pub ve renkli sayılabilecek gece hayatı var. Eastbourne'de insanlar size sıcakkanlı ve saygılı. LTC muazzam güzellikte ve aynı zamanda tarihi bir okul. Cana yakın eğitim kadrosuna, alabildiğine yeşillikte bahçeye, sıcakkanlı öğrencilere ve yoğun sosyal aktivitelere sahip. Tam bir aile ortamı var.

Bu eğitim aynı zamanda bir tatil gibiydi benim için ve hayatımda geçirdiğim en güzel 1 aydı. Her anı çok özeldi. Çok güzel dostluklar kazandım ve hala iletişim halindeyim. Dünya'nın her bir yerinden arkadaşlarım oldu ve birbirimizi ziyaret edeceğiz. Eastbourne'de eğer güzel bir arkadaş ortamı kurarsanız kesinlikle sıkılmazsınız. Canan Hanım'a ve Dilek Hanım'a bana tercihimde yardımcı oldukları, her türlü sorunumda destek oldukları, içlerinden gelerek yardım etmelerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Seneye yeniden HİT Eğitim ile Farklı bir ülkede yeni bir yurtdışı eğitimine katılacağım.

 

Ahmet İzzet Genç

AKEV KOLEJİ YAZ OKULU GRUBU

EmbassyCES

Yaz Okullarında Öğrenci ve Grup Lideri Olmak !

Tarih 8 Ağustos 2010, akşam saat 10 civarı, Antalya havaalanında bavullarımızı bekliyoruz. Dışarıda ailelerimiz ellerinde çiçekler, kimimizin kardeşinin, kimimizin annesinin, benim ise eşimin gözleri dolmuş camın diğer tarafından ‘ Hadi artık gel!' der gibi bizlere bakıyorlar.

Tam o anda grubumdaki bütün öğrencilerime;

-Hadi bavullarımız gelmedi nasıl olsa, geri dönelim desem kim benimle gelir? diye, sordum.

Hepsi birden çığlık atarak; ‘Hadi hocam, evet hadi, lütfen, bir ailemize sarılalım, bir tabak sarma yiyelim ama hemen dönelim.' dediler. Tüylerim diken diken oldu, gözlerim doldu. ‘İşte,' dedim ‘İngiltere'de yaz okulunun doyulmazlığı, İngiltere'de yaz okulunun bu gençlere kattığı.'

Yanımda sadece okuldan tanıdığım kadarıyla (ki bu gençleri şimdi çok çok daha iyi tanıyorum) ellerinde bavullarıyla bekleyen bu pırıl pırıl gençleri alıp ailelerinden uzak bir yere götürdüm, bir yanım heyecanlı. Gün gelecek onlara disiplinli bir öğretmen, gün gelecek omzunda ağlayabilecekleri bir anne, kimi zamanda sevgilileriyle sorunlarını anlatabilecekleri bir arkadaş olacaktım. Ve ben, her birine karşı görevimi en iyi şekilde yapmaya çalıştım.

Peki, yaz okulu bu yaş grubundaki gençlere neler katar? Nedir yaz okullarında öğrenci olmak, grup lideri olmak?

Yaz okulu,16 yaşına gelmiş bugüne kadar okula gitmek için hiç kendi başına uyanmamış bir genç kızımızın bir gün bile derse geç kalmamasını sağlayacak sorumluluk duygusunu kazanmasıdır. Paralarını o güne kadar düşünmeden harcayan gençlerin bütçe hesabı yapmasıdır. Her gün annesiyle kavga eden delikanlının ‘Annemi özledim' demesi; İngilizce dersinden aldığı ‘B' notuna hırslanıp daha çok ders çalışması; etrafını gözlemleyip  ‘Niçin Türkiye'de biz böyle yapmıyoruz?' diye sorgulamasıdır. Yabancı ülkelerden arkadaşlar edinip onlarla hala Facebook'tan iletişim kurması, tartışmaları çözmenin en güzel yolunun konuşmaktan geçtiğini anlamasıdır...

Bu seneki Akev Koleji öğrencileri çok şanslıydılar. Birincisi üç yıldır yaptığımız gibi doğru bir şirket aracılığıyla doğru okullarda eğitim aldık. Benim için en güzeli EmbassyCES'in  iki farklı merkezini (Brinsbury/ Seaford)  ve bu iki merkez arasındaki farklılıkları görme şansını yakalamak; öğrencilerim için ise farklı arkadaşlarla farklı öğretmenlerden eğitim alabilmek oldu. Şunu özellikle belirtmek istiyorum ki bu yıl ben de en az öğrencilerim kadar şanslıydım çünkü yaz okullarında ben de elime defterimi, kalemimi alıp onlar gibi öğrenci oldum. Dürüst olmak gerekirse yaz okullarındaki eğitim tahmin ettiğimden de disiplinli ve verimliydi. Seviye farklılıklarına çok önem verilerek öğrenciler hakkında sözel günlük raporlar verilip öğretmenlerin ders planlarının sıkı sıkıya takibinin yapıldığı bir yerden bahsediyorum. Böyle bir ortamda olunca kim ne kadar derse katılıyor kim ne kadar İngilizce konuşuyor biliyor, bir aksaklık varsa hemen müdahale edebiliyordum. Yani ‘Üç haftalık eğitimin ne faydası olur canım.', gibi bir yaklaşıma tecrübeli biri olarak kesinlikle karşı çıkıyorum!

Bir İngilizce öğretmeni olarak ben de oradaki derslerden o kadar çok şey öğrendim ki! İngilizce yaşayan bir dil, bir deniz, bir derya. Deyimler, yapılar burada bir yere kadar öğreniliyor bir yere kadar öğretiliyor; ama orada tüm bunlar kullanılıyor. Başta anlamadıklarınızı daha sonra sizin de kullanmaya başladığınızı görüyorsunuz, kendinize güveniniz artıyor. Buna hemen bir örnek vermek istiyorum. İlk gezimizde bizi çok güzel bir sahil şehri olan Brighton'a götürdüler. Öğrencilerim bir şey alırken soru sormaya çekiniyor, hatta mümkünse onların yerine kola, dondurma almamı istiyorlardı. Yapmadım, almadım, onların yerine soru sormadım. Sonunda ne oldu, son haftaki gezilerde ben ‘Özge sorar mısın?', ‘Serap mağaza neredeymiş öğrenir misin?' dediğimde, ‘Hocam ya ben sorsaydım keşke!' diye birbirleriyle yarıştılar. Bunu yapabilecek seviyeye ulaşmalarından çok, bunu yapacak cesareti kazanmışlardı çünkü. Bu duygu anlatılamaz.

Peki, bu gençlerin hiç mi sorunları, problemleri olmadı?  Tabii ki oldu; ama o kadar küçük şeylerdi ki şimdi hatırlamakta dahi zorlanıyorum. En temel sorunumuz yemekti. Yemekler yenilemeyecek kadar kötü değildi elbette; ama Türk kültürüyle büyüyen bizler için bizim mutfağımızdaki kadar çeşitli yiyecekler bulmak imkânsız. Yalnız şunu belirtmek isterim ki okullar, bize saygılarından ötürü okulda olduğumuz süre boyunca domuz eti pişirmediler. Ayrıca öğrencilerim geziler sırasında bir McDonald's ya da bir pizzacı bulmayı da ihmal etmediler. Bir diğer problemleri de doğal olarak ‘özlem'di. Hepsi o kadar güzel ve dolu dolu vakit geçirdiler ki ilk iki hafta boyunca neredeyse ailelerini hatırlama fırsatları bile olmadı. Fakat üçüncü haftaya girdiğimizde artık özlemleri iyice arttı. Bana ‘Hocam ailemizi özledik.' dediklerinde, ‘Oh canıma değsin, azıcık ailelerinizin kıymetini anlayın işte.' diye takıldım onlara.

Yukarıda Akev Kolejinin şanslı olmasından bahsetmiştim ya bizim asıl şansımız ‘HİT Uluslararası Eğitim Danışmanlığı' idi. Her an yanımızda olduğunu hissettiren, arada onca mesafe olmasına rağmen sorunlarımızı çözen, genç kızlarımıza mükemmel bir örnek olan Gülşah Akpınar (ki ben ona ‘Gülşah Hanımcığım' diyorum.) başta olmak üzere tüm HİT çalışanlarına kendim ve grubum adına teşekkürü bir borç bilirim. Hepiniz iyi ki vardınız ve şans bizleri bir araya getirdi.

Ali Berk Çalışkan

Ben Aliberk. 20 yaşındayım. Hayatımın 5 yılı boyunca yurtdışına çıkmak için çok uğraşmıştım. Her türlü fuara ve etkinliklere gitmiştim. Ama bir türlü olmamıştı. Bir gün Nişantaşın’dan Şişliye yürürken yolda HİT eğitimi gördüm. Birçok farklı firmayı ziyaretimden sonra, Hit Eğitim’de de şansımı denemeyi istedim. Dilek Hanım ve Canan Hanım'la karşılaştım. O gün anlamıştım ki artık hayallerimi gerçekleştirebilecektim.

Dilek Hanım ve Canan Hanım bana tüm işlemler için en iyi şekilde yüzde yüz destek verdiler ve her aşamanın kolayca üstesinden geldik.

Kanada’da gideceğim okulum, vize işlemlerim, ödemelerim her şey hallolmuştu ve ben artık hayalimi gerçekleştirebilecektim. Havalimanında birçok zorlukla karşılaşmıştım. İngilizcem o kadar iyi değildi. İnsanlara derdimi anlatamıyordum ama bir şekilde Kanada, Halifax, Nova Scotia’ya gittim... İlk iki gün bana çok zor geldi. Kültür farkı, değişik ülkelerden gelen insanlar, farklı bir hayat vs... Ama insan en fazla 1 hafta sonra alışıyor. Kanada'da CLLC adında bir okula göndermişti canan Hanım beni. Sizlere CLLC’yi seçmenizi şiddetle tavsiye ediyorum arkadaşlar. Okul çalışanları mükemmel, herkes birbirini uzun zamandır tanıyormuş gibi dost ve sıcak;  bu da insanın motivasyonunu arttırıyor. Ben aile yanı konaklamada kaldım ve mükemmel evlerde mükemmel insanlarla yaşadım. Evler filmlerdeki villalar tarzında. Daha sonra Toronto'ya geçtim ve oraya ısınamadım. Çünkü 20 yıldır İstanbul’da yaşıyordum ve kalabalıktan bıkmıştım. Ancak bu insanın kendi tercihi. Orayı beğenmeyip geri dönen ilk öğrenci oldum :). Tekrardan Halifax’a geldim ve 4 hafta eğitimi orada tamamladım. Çünkü hem küçük, hem insanları sıcak hem de okul çalışanları mükemmel olan bir şehirdi.

Okulumun son günü geldiğinde dedim ki '' Keşke uzun bir süre daha burada olabilseydim''. Sizlere tavsiyem Canan Hanım'a ve Dilek Hanım'a nasıl bir insan olduğunuzu ve neler yapmak istediğiniz açık açık belirtin ve gerisine karışmayın...

Herkese şimdiden bol şanslar arkadaşlar. Eğer sormak istediğiniz bir şey olursa herzaman bana ulaşabilirsiniz :) 

ALP ALTINEL

 

Merhaba,
Ben Alp, 15 yaşındayım ve 2013 senesinde HİT ile İngiltere'ye gittim. EmbassyCES'in Oxford'ta sunulan yaz okulu programına katılarak hayıtımın hiçbir zaman unutamayacağım en güzel yazını geçirdim. Farklı din, dil, ırktan insanlarla kaynaşmak gerçekten çok eğlenceliydi. Hiç hayal edemeyeceğim ülkelerden arkadaşlara sahip olmak benzersiz bir duygu. Üzerinden neredeyse yarım yıl geçmesine rağmen oradaki arkadaşlarımla hala konuşuyorum ve bu her insanın sahip olabileceği bir şans değil. Tabi ki her şey mükemmel değildi :), yemekler kötüydü, odalar küçük ve basıktı, fakat bu sorunlar sadece birkaç gün sürdü. Canan Hanım hemen alışamayacağımızı söylemişti, her şey tam da dediği gibi oldu. Birkaç günden sonra her şey gözümüze çok daha güzel göründü. Yemekleri bile iştahla yemeğe başladık. İnsan oranın havasına alışınca gerçekten hiçbir şey rahatsızlık vermiyor ve en kötüsü oradan ayrılmak oluyor. Diyorsunuz ki: ‘Bu kadar gün nasıl bu kadar çabuk geçti.' Uzun lafın kısası imkanı olan herkese böyle bir geziyi öneriyorum ve beni daha sonraki senelerde de yurt dışına çıkmaya yüreklendiren HIT Uluslararası Eğitim ekibine sonsuz teşekkürler

Alp ALTINEL

Aybegüm Tenes

Dünyanın yeni ticaret merkezi olmaya en büyük aday Dubai'den selamlar!

Herkese merhaba, ben de HİT Uluslararası Eğitimin yurt dışına yolladığı öğrencilerden biriyim. Ama benim diğer öğrencilerden bir farkım var; ben ülke olarak Birleşik Arap Emirlikleri’nden olan Dubai'yi seçtim. Biliyorum herkese biraz farklı geliyor, özellikle de master konusunda Amerika, İngiltere veya Kanada dururken neden Dubai? HİT Uluslararası Eğitimin kapısından içeri girdiğimde danışmanımın bana yönlendirdiği ilk soru bu oldu, çünkü ben onun Dubai'ye göndereceği ilk öğrenciydim.

Nedenlerine gelirsek; birincisi dünyanın yükselen yıldızı Dubai, deyim yerindeyse 72 milletten insan yaşıyor her kültürü her dili- dini tanıma fırsatınız oluyor. Çünkü bilinenin aksine Dubai'de nüfusun çok küçük bir kısmı (maalesef o kadar çok göç almış durumdalar ki yerel halkın nüfusu %12 kadar) kendi vatandaşlarından oluşuyor ama burada önce onların sözü geçiyor. Siz buraya belli bir süre için geldiğiniz için onlar ev sahibi siz de misafir oluyorsunuz.

İkincisi eğer yemekler ve özellikle etin türü konusunda hassassanız, siz özellikle istemedikten sonra hiçbir şekilde domuz eti ve türevleri önünüze gelmiyor. Marketlerde sırf Müslüman olmayanlara özel bir bölüm ayrılmış durumda. Ayrıca çok sayıda Lübnan restoranı var ve bize lezzet olarak çok yakınlar. Kısacası geldiğinizde Mc Donald’s’ın nerede olduğunu aramanıza gerek kalmıyor. Zaten burada birçok Türk bakkal ve restoranı mevcut

Üçüncü sebebim -ki kişisel bir sebepti- kendi işimiz Araplarla olduğundan Arapça öğrenmek ve Arap kültürünü tanımaktı. Bilindiği üzere bu yıllarda en çok yatırım yapılan bölgelerden biri de Arap ülkelerinin bulunduğu bölgelerdir.

Dördüncü sebebim ise; İngiltere'yle aynı mesafeye sahip olup Dubai’nin daha sıcak olması.

Bu düşüncelerle HİT Uluslararası Eğitimin aydınlık Ankara ofisine girdim ve birlikte okul aramaya başladık. Uzun uğraşların sonucunda Avustralya'daki ünlü bir kolejin şubesi olan Knowledge Village'deki Cambridge College International'ı bulduk. Yazışmaların sonucunda okula kabul edildim ve Ekim ayı sonunda eğitimime başladım.

Burada sadece okullar için ayrılan "Knowledge Village" diye bir bölge var. Birçok ünlü okulun şubesi burada bulunmakta ve/veya yapılıp açılma çalışmaları devam etmekte. Tamamen bir şehir üniversitesi kampüsü gibi inşa edildiği için, içinde her şeyi bulabiliyorsunuz. Ayrıca şehrin başka bölümlerinde de üniversiteler bulunmakta. Burada özellikle eğitim konusunda çok hassaslar, en basit örneğiyle dil kursuna gittiğinizde dersi kesinlikle bir İngilizden veya Avustralyalıdan alıyorsunuz.Biraz da buradaki hayattan bahsedecek olursak; bir kere “Ben ne yapacağım, kimden yardım alacağım?” diye telaşa kapılmayın çünkü burada yaşayan Türkler çok yardımcı oluyorlar. İki adet belli başlı Türk grubu var birisi "Bilgi Dubai" diğeri ise sadece bayanlara özel olan "Sultans Of Dubai". Başınız sıkıştığı an yardımınıza koşuyorlar. Ayrıca yaşayabileceğiniz en güvenli şehirlerden biri Dubai, siz farkında olmasanız da aslında her yerde polis var ve bir olay olduğunda hemen müdahale edebiliyorlar. Kadın hakları burada çok katı bir şekilde korunuyor, örneğin biri size bir şey söylediğinde şikâyet ederseniz gerçekten gereğini yapıyorlar. Kesinlikle yepyeni bir şehir en eski binası 30 yıllık, 6 aylık süreçte upuzun gökdelenin inşasına şahit olabiliyorsunuz. Her bina bir sanat eseri gibi çıkıyor karşınıza; kısaca tamamen el yapımı bir şehir. Arabalar, elektronik ve marka eşyalar Türkiye'ye oranla çok daha ucuz. Daha önce daha yüksek olan kiralar kriz patlaması ve emlak yasalarının yenilenmesinden sonra düştü. Eskiden "Deira" bölgesindeki bir konuta vereceğiniz kirayla şimdi Dubai marina bölgesinde ev kiralayabiliyorsunuz. Arabayla uğraşmak istemiyorum derseniz taksiler hem çok ucuz hem de çok fazlalar. Dikkat edilmesi gereken husus özel taksiler ve normal taksiler çünkü normal taksilerin fiyatı özel taksilerin yarısı kadar. Türk ehliyetinizin çevirisini ve göz testi raporunuzu verdiğiniz an yepyeni bir ehliyetiniz oluyor. Kapalı olan her mekân muhakkak klimalı ve gerçekten serin oluyor. Gerçi havanın Nisan ayında bile 30 derecenin üzerinde olduğunu düşünürsek çok normal geliyor. Zaten burada hayat özellikle Nisandan sonra kapalı alanlarda yaşanıyor, alışveriş merkezleri deyim yerindeyse yaşam merkezi gibi, içinde yok yok. Kısacası Dubai gerek yeni oluşuyla gerek güvenliğiyle tam yaşanılacak şehir. Ama her güzel şey gibi burada yaşamanın da kötü yanları var; mesela 21 yaşın altında olan birinin çalışması yasak, öğrenci vizen varsa da çalışamıyorsun maalesef. Bürokrasi burada maalesef biraz yavaş işliyor, o yüzden oturma izniniz biraz geç çıkabilir siz devamlı sormak zorunda kalabilirsiniz. Yoğun olarak yerel halkın yaşadığı yerlerde kıyafet konusunda "saygılı giyinin" yazısını görebiliyorsunuz. Bara girme ve alkol kullanma yaşı da 21 ki zaten evinize de alkol almak istiyorsanız içki ehliyetiniz olmak zorunda, yoksa gümrükten taşımanız gerekiyor.

Buraya gelindiğinde bence yapılacak ilk şey kim ne derse desin safariye gitmektir. O kadar ihtişamdan sonra yarım saat yol gittiğinizde sizi uçsuz bucaksız bir çöl ve sessizlik bekliyor. Safari' ye en az 10, en fazla 25 arabalık araç gruplarıyla gidiliyor (çölün ortasında telsiz, telefon çekmediğinden güvenlik açısından böyle bir kural koyulmuş). Çöle girdiğiniz an yarım saat boyunca resmen arabayla takla atmadığınız kalıyor, sağ olsunlar bu konuda arabaların şoförleri hem arabanın hem sizin sınırlarınızı zorluyor. Yarım saatin sonunda çölde güneşin batışını izliyorsunuz, kumlar renkten renge giriyor ve tek duyulan ses rüzgâr. Oradan da çöl eğlencesinin yapılacağı sayfiye yerine geçip akşam 8-9 gibi geri dönüyorsunuz. Ama aman dikkat, eğer sıkı giyinmeyip bana bir şey olmaz derseniz 1 hafta hasta yatabilirsiniz çünkü gerçekten çöl havası çarpıyor. Bir de giderken mümkünse en az kum tutacak ayakkabılarınızı giyin.

Kısacası bence Dubai her konuda olduğu gibi birkaç yıl içinde eğitim konusunda da sınırları zorlayacak.

 

Aybegüm Tenes

Cambridge College International

Dubai

BEREN GUNDUZ

 

Böylesine güzel bir ülkeyle tanıştığım için öncelikle HİT Uluslararası Eğitime ve Canan Hanım’a sonsuz teşekkür ediyorum. Kanada başta benim için hayal gibi geliyordu aslında; bir yandan kıta değiştireceğim ve sevdiklerimden uzak kalacağım diye hiç korkmadım. İlk büyük tecrübeydi benim için. Eğer Kanada'ya gidiyorsanız oranın tadını çıkarmadan ve eğlenmeden kesinlikle dönmeyin. Bunun için okulum bize tam destekti. CLLC bizler için bir çok etkinlik düzenledi; gece kulüpleri, uluslararası öğrenciler için yapılan  boat partiler,ve daha birçokları…  Her şey çok ama çok güzeldi. Ben çok şanslıydım ki bana kendi kızları gibi bakan bir ailem vardı ve Kanadalılardı. Her şeyimle özel olarak ilgilendiler. Ayrıca Niagara şelalelerine iki kez gitme şansı buldum. Genelde okulların düzenlediği Montreal,  Quebec ve Ottowa gezisine katılmanızı öneririm. Okulların yaptığı gezilerin maliyetleri oldukça düşük. Ve kesinlikle görmeden dönmemeniz gereken yer: Niagara falls! Hayatımda bir daha böyle özel bir fırsatı ne zaman yakalarım bilmem o şelalenin altında ıslanmak inanılmazdı! Çok fazla uluslararası öğrenci ile tanışıp çok şey paylaşıyorsunuz.  Onların kültürlerini tanıyıp kendi kültürünüzü tanıtıyorsunuz. Her şeyden önce kendinizi yeniden keşfedip ben bunu da yapabiliyormuşum diyorsunuz. Kanada çok fazla olanak tanıyan bir ülke. Biraz pahalı ama gerçekten değiyor! aynı zamanda dünyada yaşanacak ülkeler arasında dördüncü sırada. Her yıl haziran sonunda gerçekleşen kanada günü Kanada'nın doğum günü olarak nitelendiriliyor.  Her yer tatil ve harika havai fişek gösterileri ile kutlanıyor.  CN tower, Tronto Island, ice bar gibi görülmesi gereken özel yerler var. Hele ki 20 yaşınıza gelmişseniz ve doğum gününüz Kanada'da kutlanıyorsa o yıl hayatınızın gelmiş geçmiş en güzel günü olabilir. Herkes için Kanada'yı şiddetle tavsiye ediyorum. Bana sorarsanız yine olsa yine giderim:)

Beste GENC

Merhaba sevgili arkadaşlar,

Eğer bu yazıya göz atıyorsanız, muhtemelen yurtdışında eğitim almakla ilgili bir takım düşünceleriniz vardır ve umarım bu yazı size yol gösterebilir…

Bir gün, bir insan kaynakları şirketinde stajyerlik yaparken, benim gibi üniversite öğrencisi stajyer başka bir arkadaşla sohbet ediyorduk.  İngilizcemizin yetersizliğinden ve hiç yurtdışı tecrübemiz olmadığından yakınıyorduk. Ayrıca iyi bir iş bulmak için yabancı dilin ne kadar önemli bir etken olduğundan bahsediyorduk ki,  bugün iş arayan arkadaşlarım bunu çok iyi biliyorlardır…

Nihayetinde eğitim danışmanlık firmalarını gezmeye; okulları, ülkeleri araştırmaya başladık. Ailevi sebeplerden dolay bahsettiğim arkadaşım Türkiye’ de kaldı, bense yola devam etmeye karar verdim. İlk önce Türkiye’de İngilizce kursuna gittim. ‘Intermediate’ seviyesinde sertifika aldım,  fakat İngilizcem hala yeterli değildi.

Araştırmalarıma Hit Yurt Dışı Eğitimde son noktayı koydum. Hit Yurt Dışı Eğitim bana beklentilerime en uygun olan seçenekleri sundu. Eğitim Danışmanım Canan Abla daha önce Avustralya’da okumuştu ve birçok konuda tavsiyede bulunabilecek tecrübeye sahipti. Benim için en uygun olan doğru okulu, doğru şehri ve doğru zamanı Canan Ablayla birlikte kararlaştırdık. Ayrıca vize, uçak bileti, konaklama, havaalanı transferi ve bunlar gibi ihtiyacım olan her konuda bana çok yardımcı oldu. Avustralya’ da olduğum süreçte de her konuda desteğini esirgemediği için kendisine minnettarım.

Bundan tam 1 yıl önce, Hit Yurt Dışı Eğitim aracılığıyla Avustralya’nın Queensland eyaletinde bulunan Surfers Paradise isimli harika bir şehre geldim. Tabiri caizse ‘cennet’ gibi bir yerde yaşıyorum. İnternetten videolara veya fotoğraflara baktığınızda ne demek istediğimi tam anlamıyla göreceksiniz. Burası turistik bir bölge, buraya yılın 4 mevsimi Avustralya’ nın birçok şehrinden ve dünyanın birçok yerinden turistler geliyor. Bu bölgenin yerel kıyafetini deniz giysileri ve sörf boardları olarak tanımlamak mümkün.  Burada bulunan insanlar stresten çok uzak yaşıyorlar. Yerlileriyse gerçekten iyi insanlar ve yardımseverler. Yabancı oluşunuzu, İngilizce bilmemenizi yadırgamıyorlar, bir şeye ihtiyacınız olduğunda yardım ediyorlar.

Okul olarak EmbassyCES’ i tercih ettim. Geldiğimde seviyem ‘Pre-Intermediate’ di. Sınıfımda Japon, Koreli, Brezilyalı, Fransız ve daha birçok farklı ülkeden,  benim gibi İngilizce konuşmakta zorlanan öğrenciler vardı. İngilizcemizin iyi olmamasına rağmen biz hep konuşurduk J. Eğer cidden birbirinizi anlamak istiyorsanız, anlaşabiliyorsunuz. EmbassyCES’de yaklaşık 1 yıl okudum, bu süreçte dünyanın birçok yerinden arkadaşlarım oldu. Herkese bu deneyimi tavsiye ederim! Avustralya’da yaşamaktan o kadar memnunum ki, şimdi ‘Certificate in Business Administration ve Diploma of Business’  programında okumaya devam edeceğim. Avustralya’da olmak gerçekten çok güzel!

Bu süreçte benden desteğini esirgemeyen Hit Yurt Dışı Eğitim ailesine, özellikle Canan Abla’ya çok teşekkür ederim. Tam anlamıyla güvenerek yola çıkabileceğiniz, emin adımlar atan bir eğitim danışmanı Canan Abla. Buraya gelmeyi düşünen arkadaşlara da elimden geldiğince yardımcı olmaktan mutluluk duyarım. Herkese bol şans… 

 

 

ŞENİM BESTE GENÇ

 

Daha fazlası...

B