Hit Uluslararası Eğitim

Hit İstanbul

Büyükdere Caddesi  15/A Hür Han 34380 Şişli - İstanbul

Tel   :  0 212 296 46 00

Faks:  0 212 233 63 15

Mail:  info@hit.com.tr

Hit Ankara

Tel   :  0 533 777 9343

Mail:  info@hit.com.tr

 

 

Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin!

 

  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon
  • Black LinkedIn Icon
  • Black YouTube Icon

© 2016 Hit Uluslararası Eğitim

 

 

 

Gülşah ÜSTELCİ

 

 

 

 

 

Merhaba,

Geçen yıl bu zamanlar bu yazıyı yazacağımı hayal bile edemezdim ama şimdi gerçekten de yazıyorum. Her zaman içimde olan başka ülkeleri keşfetmek, yeni deneyimler edinmek isteği bir türlü güvenebileceğim bir danışmanlık şirketi bulamadığımdan ertelenip duruyordu. Dil okuluna gitmek konusunda karar vermiştim ama sonuçta hiç bilmediğim bir yere gidecektim ve uzun bir süre ailemden uzak kalacaktım; bu yüzden gittiğime değmesini istiyordum.  Bir gün okuldaki bir arkadaşımla konuşurken onun bir önceki sene Kanada'ya gittiğini ve çok güzel zaman geçirdiğini öğrendim. Biraz onun, biraz da yine arkadaşımın tavsiyesiyle tanıdığım HİT Uluslararası Eğitim'deki sabır taşı ablalarımın (Canan Hanım ve Dilek Hanım'ın) başını şişirerek, aklıma gelen en ufak ayrıntıyı sorarak gitmeye karar verdim ve şimdiye kadar bukararımdan hiç pişmanlık duymadım. Hala da iyi ki gitmişim diyorum.

Bu yaz 2 ay boyunca Kanada'daki küçük sevimli bir şehir olan Halifax'taydım. Oradaki bence en iyi dil okulu olan CLLC'ye gittim ve yine okulun ayarladığı Kanadalı bir aileyle kaldım. Bence başka bir ülkeye giderek dil öğrenmenin en iyi yanı, dil gelişiminin yanında kişisel gelişime olan büyük katkısı. Okulumda birçok ulustan birçok arkadaşım oldu, kimi benden yaşça büyük kimi yaşça küçük çok farklı kültürlerden gelen bu insanların bu kadar uyumlu olması beni başta çok şaşırtmıştı. Okulumun ve kaldığım ailenin cana yakınlığı, en ufak sorunumda benimle yakından ilgilenmeleri ve güler yüzlerini hiç eksik etmemeleri beni evimde gibi hissettirdi. Bir akşam Kore'li ev arkadaşımla Kore yemeği yedikten sonra ertesi gün okulda Arap arkadaşımın sunumunu dinliyordum. Okulumuzun haftanın altı günü ders sonrası düzenlediği sosyal aktivitelerle sıkılmaya hiç zamanım olmuyordu. Kanada'da ki son günüm doğum günüme denk gelmişti. Kanadalılar kibarlıklarıyla zaten gönlümü kazanmışlardı ama yine de Kanadalı ev sahibimin doğum günümde hiç mecbur olmadığı halde bana pasta ve hediyeler alacağını düşünmemiştim. Mezuniyetimde tüm okul hep bir ağızdan doğum günümü kutladı, sonrasında oradaki arkadaşlarım bana çok güzel sürprizler hazırlamışlardı. Bir daha ne zaman böyle bir doğum günü yaşarım bilmiyorum, sırf o gün için bile oraya gidilebilirmiş J. Daha anlatacak çok şeyim var elbette, geçirdiğim o iki ay bana neredeyse iki yıllık deneyim kazandırdı. Ev sahibimle, öğretmenlerimle,  dünyanın dört bir yanından arkadaşlarımla hala internetten görüşüyorum. Umarım herkes günün birinde böyle özel hatıralara sahip olur. Tüm yardımlarından dolayı Canan Hanım'a ve Hit ailesine çok teşekkür ediyorum.

Gülşah Üstelci​

Hakan KOZBAY

 

 

Bu yazıyı yazmamın sebebi eğitimine yurt dışında devam etmek isteyen herkese biraz cesaret verebilmek, biraz da kafalarında bir yol haritası oluşturabilmelerine yardımcı olmaktır. Sanıyorum ki yurt dışında eğitimine devam etmek isteyen birçok insanın aklında benzer hedefler ve bu hedeflere ulaşmamızı sağlayacak yolla ilgili sorular vardır.

 

Hazırlık aşamasından bahsetmek gerekirse; eğitimimin bugünün şartlarında çok yeterli olmadığını fark ettim ve yurt dışında masteryapmaya üniversite son sınıfta karar verdim, ailem de beni master yapmam konusunda destekledi. Eğitiminize yurt dışında devam etmeye karar vermeniz büyük bir aşama. Konuyu araştırmaya başladığımda fark ettim ki bu benim tek başıma altında kalkabileceğim bir şey değildi. Bir tanıdığım vasıtasıyla HIT Uluslararası Eğitim’e gittim ve burada Gülşah Akpınar’la tanıştım. Kendisi benim Gülşah ablamdır, tecrübesiyle bana uygun olabilecek en iyi alternatifleri sundu ve kafamda onca soru varken bana yurt dışında eğitimin yollarını açan en uygun seçenekleri sunarak kendimi güvende hissetmemi sağladı.

 

Ben iyi bir okulda master yapmak istiyordum ancak bunun için İngilizcem yeterli değildi, Gülşah abla seçenekler arasında University of Sussex’ i söylediğinde gerçekten çok sevindim. Böyle önemli bir üniversitede eğitimime devam edebilme ihtimali bile beni mutlu etmeye yetmişti. Sussex’ e başvurduk ve kabul edildim ancak ön bir hazırlık okumam gerektiğini, yani Pre-master yapmam gerektiğini söylediler ki zaten ön bir hazırlık okumamın gerek İngilizcemi geliştirmem açısından gerekse İngiltere’deki eğitim sistemine uyum sağlamak açısından en iyisi olacağını önceden düşünmüştük. Üniversite içerisinde Study Group’ un verdiği bu ön hazırlığı okumam gerekiyordu. Bunun 9 ay süreceğini öğrendim, bir hazırlık kursu için düşündüğüm süreden fazlaydı; ancak çok önemli bir artısı vardı. Başka bir yerde daha kısa bir süre kursa gidip Sussex’ e girebilmek için sınava girmek yerine, Sussex’ te bu kursa 9 ay gidip gerekli not ortalamasını tutturduktan sonra üniversiteye girişim garanti olacaktı, tekrardan bir sınav stresi yaşamak zorunda kalmayacaktım. Bana en çok bu cazip geldi. Böylelikle hem devam edeceğim üniversitede Pre-master eğitimi alacaktım hem de yerim garanti olacaktı.

 

Pre-master’ da bize hem gelecek sene masterda göreceğimiz derslerin başlangıcını gösterdiler hem de akademik bir yazı yazarken İngilizceyi nasıl kullanmamız gerektiğini, ödevlerle ilgili araştırma yaparken hangi kaynakları kullanmamız gerektiğini öğrettiler. Masterda okuyacağınız bölüme göre bazı dersleri siz seçiyorsunuz ben ‘Management and Finance’ okuduğum için genelde işletme, ekonomi ve finans dersleri aldım. Gerçekten eğer bu dersleri almasaydım şu an masterın benim için çok daha zor geçeceğine eminim. Kursla ilgili beni en çok tatmin eden şey yaptığımız her çalışmanın, bir sonraki aşamada faydasını görmem oldu; bu benim kursun gerekliliğine olan inancımı arttırdı.

 

Şuan master programına devam ettiğim için Pre-master’ ın faydalarını çok daha iyi değerlendirebiliyorum. Kolay bir eğitim değil, yabancı bir ülkedesiniz ve eğitim sistemi farklı o yüzden gereken özeni göstermediğinizde geride kalıyorsunuz. Ben bu kursu bitirdiğimde gerçekten bir şeyi başarmak için emek harcamam gerektiğini öğrendim, daha önce tek başıma yapamayacağımı düşündüğüm şeylerin aslında o kadar da zor olmadığını gördüm. Study Group’ ta çalışan bütün öğretmenler bizim için her şeyi kolaylaştırmak için ellerinden geleni yaptılar. Öğretmenlerimiz ve diğer yabancı öğrencilerle birlikte gerçekten yakın ilişkiler kurarak zor bir eğitim dönemini kolay hale getirdik. Hatta bazı hocalarımızla hala okul dışında da görüşmeye devam ediyoruz.

 

Biraz da Brighton’ dan bahsedeyim, Brighton oldukça hareketli bir şehir ve Londra’ya trenle 45 dakika. İki tane üniversite var ve şehrin en büyük artısı çok ciddi bir öğrenci nüfusuna sahip olması. Burada sıkıldığınız anda yapacak birçok aktivite bulabilirsiniz. Fazla büyük bir şehir olmadığı için neyin nerede olduğunu çabuk öğreniyorsunuz ve şehri daha çabuk benimsiyorsunuz. Klasik İngiliz pubları, restoranları, gece hayatı, festivalleri bir an olsun sıkılmanıza fırsat vermiyor. Deniz kenarında bir şehir olmasından dolayı özellikle yazları çok kalabalık oluyor.

 

Yaklaşık bir buçuk senedir buradayım ve dönüp baktığım zaman ne kadar doğru bir karar verdiğimi görüyorum. Kendimi bu kadar rahat ve güvende hissetmemde önce ailemin, sonra da HIT Uluslararası Eğitim’in payı çok büyük. Son olarak şunu belirtmemde fayda var, geleceğinizle ilgili bir karar veriyorsunuz, siz kendiniz için en iyisini istiyorsunuz ama bu o kadar geniş bir alan ki bu konu hakkındaki bilgileriniz size yardımcı olmuyor. Bu yüzden tecrübesine güvendiğiniz ve içinde bulunduğunuz şartlarda sizin için en uygun yolu gösterecek bir danışman firmayla çalışmanızda yarar var ve ben HIT Uluslararası Eğitimi herkese tavsiye ediyorum.

Hakan Kozbay

 

Hilal DURAK

 

 

Bize biraz kendinizi tanıtır mısınız?

​Koç Üniversitesi İşletme Fakültesinden bu sene mezun oldum. Aile şirketimizde çalışmaya aşlamak için üniversiteyi bitirmem yeterliydi aslında ama ben okuduğum bölümde kendimi geliştirmek ve daha donanımlı bir iş kadını olarak iş hayatına atılmak istedim her zaman. Ama yine de mezun olduktan sonra yurtdışında iyi bir okulda yüksek lisans yapmak benim için gerçekleşmeyeceğini düşündüğüm bir hayaldi. HİT Uluslar arası Eğitim benim bu hayalimi gerçekleştirmemde en büyük yardımcım ve destekçim oldu.​

Exeter'de okumayı seçmenize sebep olan nedir?​​​​​

Koç Üniversitesinden mezun olduktan sonra yüksek lisansımı iyi bir okulda yapmak en çok istediğim şeydi. Exeter'in eğitim kalitesiyle ve dünya sıralamasındaki yeriyle kendini kanıtlamış köklü bir okul olduğunu düşünüyorum. Birleşik Krallık'ın en iyi 10 üniversitesi arasında yer alması ve Sunday Times tarafından 2012-2013 için yılın üniversitesi seçilmesi Exeter'e gitmeyi istememde önemli bir etken oldu.

 

Peki, neden INTO?

 

Not ortalamamın yeterli olmaması ve kariyer planımı İşletme üzerine devam ettirmek istesem de İşletmenin hangi alanında uzmanlaşmak istediğim hakkında kararsız oluşum, işleri çok zorlaştırıyordu. INTO'nun bana hangi alanda daha başarılı bir seçim yapacağım ve kendimi daha iyi kanıtlayacağım konusunda ne istediğimi idrak etmeme yardımcı olan bir program olduğunu düşünüyorum.  Ayrıca ortalamamım yetersizliğinin tolere edildiği ve bana kendimi kanıtlamam için ikinci bir şansın verildiği bir program. Bu yüzden bana en uygun program olması nedeniyle INTO'yu seçtim.

 

Daha önce INTO'yu duymuş muydunuz?

 

Hayır duymamıştım. Ankara'da INTO Exeter yetkilisi Santashree Mitra ile tanıştım

 

Peki nasıl öğrendiniz?

 

Exeter Üniversitesinde INTO tarafından sunulan bu programı okul yetkilisi ile HİT Uluslar arası Eğitim ofisinde tanışarak kendisinden aldığım bilgiler doğrultusunda öğrendim. Daha sonra kendim hem internet üzerinden araştırdım hem de tarafıma verilen katalogları inceledim ve kayıt oldum.

 

INTO hakkında size neler söylendi?

 

INTO'nun İngilizce seviyesi yada not ortalaması yeterli olmayan fakat yurtdışında master yapmak isteyen öğrenciler için iyi bir fırsat olduğunu öğrendim. İngilizce seviyemin iyi olmasına ve IELTS sınavından yüksek bir puan almama rağmen not ortalamamın düşük olması önümde en büyük engeldi. INTO programı öğrencilerin İngilizce seviyesini geliştirmesinde yardımcı olurken, verdiği akademik derslerle de master programı hakkında da bir fikir sahibi olmalarına olanak sağlıyor.

 

INTO programını nasıl buldunuz? Sizi en çok etkileyen yönü hangisi oldu?

 

Burada geçirdiğim üç buçuk ay boyunca fark ettiğim en önemli şey dil ve bölümüm açısından kendimi genel olarak yeterli gördüğüm halde hala kendimi geliştirebildiğimi ve bir üst seviyeye doğru ilerleyebildiğimi fark etmem oldu. Daha önce aldığım eğitimle buradaki eğitimin benzerlik göstermesi nedeniyle bazı uygulamalara alışkın olmama rağmen hala yeni şeyler öğrenebiliyor olmak çok güzel.

 

INTO'nun derslerini nasıl buluyorsunuz?

 

INTO'da ders programı oldukça yoğun. Dersler öğrenci katılımına son derece önem verilerek işleniyor. Sınıfta her zaman dinamik, aktif ve eğlenceli bir atmosfer oluyor. Sınıf ortamı asla gergin yada rahatsız edici değil; aksine eğitmenler her zaman son derece yardımcı ve güler yüzlüler.

 

Sınıf arkadaşlarınızdan bahsedermisiniz?

 

Sınıfım bende dahil olmak üzere farklı ülkelerden gelen öğrencilerle dolu. Hepimizin farklı yerlerden gelmesi gerçeğine rağmen sınıfta ve sınıf dışında oldukça uyumluyuz.

 

Arkadaşlarınızla birlikte ders çalışıyor musunuz?

 

Yaptığımız bireysel ödevlerin yanı sıra bazı grup çalışması gerektiren ödevlerimiz oluyor. Bu yüzden sık sık arkadaşlarımla çalışıyorum.

 

Farklı ülkelerden arkadaşlar edindiniz mi?

 

Evet, burada benim için yeni olan kültürlerden arkadaşlarım olsun çok istemiştim. Bunun için buradan daha uygun bir yer düşünemiyorum. Bu sayede bir çok farklı kültürle tanışma ve bu insanlarla arkadaş olma fırsatına sahip oldum.

 

Sınıflarınız nasıl?

Sınıfım benimle birlikte 15 kişiden oluşuyor. Genel olarak sınıfların mevcudu 11-15 kişi arasında değişiyor.

 

Hangi konuda eğitim alıyorsunuz?

 

Ben işletme Yüksek Lisans Hazırlık Programındayım.

 

INTO'da geçirdiğiniz zamanın geleceğinize katkı sağlayacağına inanıyormusunuz?

 

Geleceğime kesinlikle yadsınamaz bir katkısı olacağını düşünüyorum. Öncelikle bu programı başarıyla tamamladığımda ne istediğinden emin ve kararlı bir master öğrencisi olarak yoluma devam edeceğime inanıyorum. Buradaki üniversitenin yüksek lisans sisteminin ve bu süreçte benden neler beklendiğinin bilincinde bir şekilde master eğitimine başlayacak olmam yine INTO'nun sayesindedir. En önemlisi de bilmediğim ya da aşina olmadığım bir ülkede kendi ayaklarımın üzerinde durabilmek ve bununla ilgili edindiğim hayat tecrübesi, başka kültürlere karşı hoşgörülü olmayı öğrenmek, yeni fikirlere ve görüşlere açık olmak INTO nun bana ve geleceğime olan katkıları arasında.

 

INTO programından master programına geçişiniz nasıl olacak?

 

Exeter'de master programına başlayabilmem için İngilizce derslerimden en az 70 ve akademik derslerimden en az 65 ortalamaya sahip olmam gerekiyor.

 

INTO'ya gelmeyi düşünen öğrencilere ne tavsiyede bulunursunuz?

 

65-70 gibi ortalamaları tutturmak Türkiye'de çok zor görünmese de İngiliz sisteminden bu notları almanın oldukça zor olduğunu belirtmek zorundayım. Ayrıca yoğun çalışmaya alışık bir olduğum halde buradaki eğitimim oldukça zorlu olduğunu söylemem gerek. Günlük, planlı ve programlı ders çalışmak gerekiyor. Her dersin eşit derecede önemsenmesi ve vakit ayrılmasına özen gösteriliyor. Sınavlara çalışıp, akademik denemeler yazıp, doğru şekilde sunumlar yapmak bu yoğun programın içerdiği unsurlardan. Bunun yanında akademik makaleler okumak, gazeteleri ve haberleri takip etmek ve bunlar hakkında tartışmak gibi faaliyetler de İngilizce seviyemizi geliştirmek için uygulamamız talep edilen örneklerden birkaçı. Sonuç olarak INTO programını düşünen arkadaşlara burada onları azımsanmaması gereken, tempolu, ciddi anlamda sıkı çalışma ve özveri isteyen bir programın beklediğinin bilincinde olmalarını tavsiye ederim.

 

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mıdır?

Öncelikle bana maddi ve manevi destek sağlayan aileme ve HİT Uluslar arası Eğitime teşekkür etmek istiyorum.

İrem BÜLBÜL

 

Merhaba Arkadaşlar,

Ben İrem Bülbül. Geçtiğimiz yaz HİT Eğitim aracılığıyla arkadaşımla beraber İngilizcemizi geliştirmek için Amerika'nın Boston şehrinde bulunan FLS dil okuluna gittik.

Derslerimiz çok eğlenceli geçiyordu, öğretmenlerimiz bizlere en iyi şekilde eğitim vermeye çalışıyorlardı. Özellikle yurtta harika zaman geçiriyorduk. Orada edindiğim farklı milliyetten arkadaşlar gerçekten çok değerliydi, herkes çok arkadaş canlısı ve yardım severdi. Kaldığımız bu süre içerisinde HİT Eğitim bize her konuda çok yardımcı oldu. Hayatımın en güzel bir yaz dönemiydi ve aynı zamanda benim için çok farklı bir tecrübeydi. HİT Eğitim ailesine çok teşekkür ederim.

 

 

 

 

 

 

 

 

Irmak ÖZKAN

 

 

 

 

 

 

 

 

Türkiye'ye döneli daha bir hafta bile olmadan Kanada'nın tozuyla sizlere yazıyorum. Ben İstanbul Teknik Üniversitesinde Tekstil Mühendisliği bölümünde öğrenciyim. Uzun zamandan beri yurtdışında bir dil okuluna gitmeyi çok istiyordum; fakat Londra mı yoksa Kanada mı benim için daha iyi olacaktı, bir türlü karar verememiştim. İşte bu nokta da Hit Uluslararası Eğitimden Canan Abla devreye girdi ve beni yönlendirdi. Ailelerin sıcakkanlı olması, okullardaki eğitimin kaliteli olması, daha anlaşılır bir İngilizce aksanı ile konuşmaları benim için çok önemli konulardı ve ilk yurtdışı tecrübemin Kanada olmasına karar vermiştim. 11 saatlik bir uçuş ve zaman farkının fazla olması gözümü korkutmuyor değildi aslında, ama bunlar ufak şeylerdi tabi ki. Kanada da ILAC'te dil eğitimi almayı tercih ettim. Ders işlenişi, hocalar ve sosyal aktiviteler çok iyiydi. Farklı ülkelerden gelen o kadar çok kişiyle arkadaş oldum ki, bu benim  pratiğim açısından çok önemliydi. Artık yeni tanıştığım birinin hangi ülkeden geldiğini konuşmasından çok rahat anlayabiliyorum. Programa orta üzeri seviye ile başlayıp IELTS sınıfında bitirdim. Okul iki ay boyunca çok güzel geçmişti, vakit çok hızlı geçiyordu. Bu süre zarfında yaşadığım tek olumsuzluk ilk hafta konaklamamda yaşadığım sıkıntıydı. İlk haftaya kötü başlamıştım ve rahatsız olduğum durumları hemen Hit Eğitimden Canan Abla'ya bildirdim ve sağ olsun beni bu durumdan üç gün içinde kurtardı yoksa iki ay nasıl geçerdi. Ev değişiminin ardından ikinci ailemden çok memnun kalmıştım.

Toronto'ya gelince gerçekten çok güzeldi. Sakin, her türlü farklı kültürlerden insanı görebileceğiniz ve aynı zamanda bu kadar insanın arasında kendinizi rahat hissedebileceğiniz bir yer. Niagara Şelaleleri ise HARİKA !! Bir de Amerika vizeniz varsa hayat size güzel :)

 

IRMAK ÖZKAN

Mert Öztürk

 

 

 

 

 

 

 

 

2005 Yılında Saint Mary's Üniversitesinde eğitim almaya başladım. Ankara dan Halifax'a kadar yolumu HIT Uluslararası Eğitim aydınlattı.

Yurt dışında üniversite eğitimi... Her birimiz için yeni ve farklı bir gelecek, bir deneyim, veya bir arayış anlamına gelebilir. Bu büyük kararı verirken benim ilk aklıma gelenler, kendi kendime yetebildiğimi görmek ve döndüğümde birçok kişiden bir adım önde olabilme fikriydi. Kanada da eğitimin köklü ve oturmuş bir sistemi var, size eğitim ve sonrasında kariyer anlamında önemli fırsatlar sunmakta ve gerçek anlamda başarıyı yakalamanıza yardımcı olmaktadır. Tabii bunun yanında eğitiminiz süresince pek çok yasam deneyimi elde ediyorsunuz. Aklınızdaki sorularla şuan HIT Eğitimin web adresinde olduğunuza göre, içiniz rahat olsun, doğru kurumda ve doğru kişilerle çalışacağınıza şüphe yok. Son olarak, bu yolun sonunda tamamen yeni biri olacaksınız, ve yeni sizi cok daha fazla seveceksiniz, öz güveniniz gelişecek. Yurt dışı eğitim işlemlerinize başladıysanız Yeni sizle tanışmaya da hazır olun...

 

Halifax'tan Sevgiler...

Mert Oztürk - Junior Saint Mary's Student

 

Merve BÜYÜKBAYRAK

MÜKEMMEL BİR EĞİTİM İÇİN MÜKEMMEL BİR FORMÜL;

HİT+KANADA+ILAC

 

Üniversitemin son yılında, mezuniyetim yaklaştıkça her öğrenci gibi gelecek kaygısı yaşamaya başladım ve gelecek planlarımla ilgili daha detaylı araştırmalara koyuldum. Bu dönemde tam olarak ne yapmak istediğime karar veremiyordum; bu yüzden stres altındaydım ve profesyonel birine danışmam gerektiğini düşündüm. Yakın bir arkadaşımın önerisi üzerine HİT Uluslararası Eğitime gittim. Arkadaşım HİT Uluslararası Eğitimin ve personelinin kalitesinden çok bahsetmişti. İlginin çok iyi olduğunu, gerçekten güvenilir olduklarını ve çok doğru yönlendirmelerde bulunduklarını anlatmıştı.

HİT Uluslararası Eğitimde çalışan Uzman Eğitim Danışmanı Canan Hanım sayesinde, şuanda tam olmak istediğim yerdeyim. Canan Hanım en kararsız ve stres altında olduğum zamanda, gerçekten ihtiyacım olanın ne olduğunu görmemi sağladı. Ben de içim çok rahat bir şekilde Kanada’da eğitim almaya karar verdim. Şuan ILAC’da dil eğitimimi alıyorum ve sonrasında Toronto Humber College’da diploma programına devam edeceğim. ILAC’da aldığım eğitim, Kanada’daki yaşam ve kültürün, buradaki uluslararası yaşamın bana katkıları inanılmaz.

Kanada’ya gelmeden önce burasıyla ilgili bir çok güzel haberler okumuştum. Kanada’nın en güvenilir ülkelerden biri olduğunu; insanların güler yüzlü, cana yakın ve olabildiğince yardımsever olduklarını duymuştum. Kanada’ya geldiğim ilk gün, havalimanında kayboldum ve tanımadığım bir kişi bana elinden geldiğince yardımcı olup beni karşılayacak olan kişileri kendi telefonundan aramama izin verdi. Bu ilk saatlerde kendimi Kanada’ya geldiğim için çok şanslı hissettim.

ILAC personeli beni havaalanından alıp, yanlarında konaklayacağım ailenin yanına götürdüler. Yanlarında kaldığım aile, bana kendimi rahat hissettirmek için elinden geleni yaptı. Çok ilgili ve yardımcıydılar. Çok özenli ve dikkatli davranıp her ihtiyacımı karşılayabildiğimden emin oldular ve kısa zamanda adeta aileden biri oldum.

Kanada suç oranının en düşük olduğu ülkelerden biri, bu sebeple kendimi bu ülkede çok güvende hissediyorum. Gecenin bir yarısı bile dışarı çıkmaktan korkmayacağım bir ülke burası.

Buradaki kültürü hiç yadırgamamamda, bulunduğum ortamın da çok önemi var. ILAC, uluslararası bir okul olarak, her dilden en az bir çalışanın olması gerektiği prensibine sahip. Bu yüzden sadece ben değil, dünyanın farklı ülkelerinden gelen arkadaşlarım da ihtiyaç duyduklarında kendi dillerinden bir yetkili ile görüşebiliyorlar.  Her türlü sorun ve ihtiyacımızda okul yetkilileri yanımızda olduğundan, öğrenciler kendilerini çok rahat hissediyor. Ayrıca ILAC’da bulunan Türk yetkililer Hande, Arda ve Özlem de benim hem okuluma, hem de Toronto’ya çok çabuk alışmamdaki en önemli paya sahipler.

ILAC’ın sistemi her konuda çok güzel. Öğrenciyi ilk önce seviye tespit sınavına sokup, seviyesine göre en uygun sınıfa yerleştiriyorlar. Dersler çok eğlenceli ve sürükleyici. Dikkati sürekli dağılan bir öğrenci olarak hiç dersten kopmadan dersi dinleyebiliyorum. Bu, üniversite hayatım boyunca yaşadığım, çok önemli bir sorundu. Ama burada böyle bir sıkıntı yaşamıyorum. Eğitimi çoğu zaman eğlence ile vermeye çalışıyorlar ve sık sık geziler düzenliyorlar. Her hafta sonu katılabileceğiniz güzel bir organizasyon bulmak mümkün. Bu tür organizasyonlar insanların birbirleriyle tanışmalarını ve değişik kültürleri öğrenmelerini sağlıyor. Kanada çok kültürlü bir ülke olduğu için dünyanın her yerinden arkadaş edinebiliyorsunuz. Bu herkesin yaşaması gereken müthiş bir deneyim.

Yurt dışında yaşama deneyimi bence çok önemli. İnsanın yalnız yaşaması ve farklı kültürlerden yeni arkadaşlar edinmesi onun dış dünyaya ve yeniliklere daha açık olmasını sağlıyor, ayrıca insana ciddi bir özgüven kazandırıyor. Herkesin bu deneyimi yaşamasını öneririm. Ben Kanada’ya geldiğim için çok mutluyum. Buraya gelmemde HİT Uluslararası Eğitimin, özellikle Canan Hanım'ın yardımları benim için çok önemli oldu. Herhangi bir sorun olduğunda Canan Hanım'ı rahatlıkla arayabileceğimi biliyorum. HİT Uluslararası Eğitimin yönlendirmesiyle seçtiğim ILAC dil kursundan çok memnunum, burada daha iyi bir dil kursunda olamazdım. Benim gibi yurt dışında eğitim almayı düşünenlere, ilk önce HİT Uluslararası Eğitim ofislerine gitmelerini, sonra da Kanada’ya gelmelerini tavsiye ederim. Memnun kalacaklarına çok eminim. HİT Uluslararası Eğitime ve Canan Hanım'a tüm yardım ve yönlendirmelerinden dolayı teşekkür ediyor, bu eğitim ve deneyim fırsatını bana sunan değerli aileme Kanada’dan sevgilerimi gönderiyorum.

 

 

Merve BÜYÜKBAYRAK​​

Merve DİKKULAK

 

Yazıma, yurt dışını bir eğitim kurumu aracılığıyla deneyimlemeye hazırlanan arkadaşlara yeni bir maceraya hoş geldiniz diyerek başlatmak istiyorum.

 

Yurtdışında dil okuluna gitmek isteyen arkadaşlarıma hem deneyimlerimi hem de küçük ama onlara yardımcı olabilecek birkaç önerimi aktarmak isterim.  Orada sizleri nelerin beklediğini merak ediyorsunuz, ya da nasıl olacak nasıl bitecek diye düşünüyorsunuz; o zaman gitmeden önce birkaç küçük tüyo sizler için faydalı olabilir.

 

Geçtiğimiz yaz İngiltere'nin güneyinde yer alan, yazlık yerlerinden biri olarak bilinen East-Bourne'de LTC dil okulundaydım. Yaz tatilinde yurtdışına çıkmayı planladığım sıralar Türkiye'nin çok iyi üniversitelerinden biri olan Boğaziçi Üniversitesinde hazırlık öğrencisiydim. Lisans programına başlayabilmek için birçok öğrenci gibi ben de hazırlık sınavını vermek zorundaydım ve resmi dili İngilizce olan bir okulda o dili iyi anlayabilmek ve iyi konuşabilmek hayati bir önem taşıyordu. Yani o dönemler ilk önceliğim hazırlık geçme sınavı olan Proficiency sınavının okuma yazma ve dinlemeden oluşan üç kısmını da başarıyla vermekti. Bu üç bölümden herhangi birinden kalma ihtimaline karşı okulumun sınav düzenlediği tarihlerde Türkiye'de olmalıydım. Bu sebeple bir aylık kısa dönem bir program seçtim kendime. Yoksa İngiltere gibi bir ülkede, hazır tüm işlemlerimi halletmişken daha uzun dönem kalmak hem ekonomik açıdan, hem de dilinizi geliştirmeniz açısından çok daha mantıklı.

Kendim için en uygun olan merkezi ve okulu bulmak için daha önceden bir arkadaşımın tavsiye ettiği HİT Uluslararası Eğitim ile irtibata geçtim. Tabi ondan önce en az üç farklı şirketten de bilgi almıştım, ama işin doğrusu hiçbiri bu kadar içime sinmemişti. Yüz yüze gerçekleştirdiğimiz görüşmede gerçekten sorduğum her soruya yanıt almış olmak danışmanların işlerine ne kadar hakim olduklarının bir göstergesiydi. Canan Hanım ile olan görüşmemizden sonra direkt babamı arayıp kafama yatan bir kurum bulduğumu söyledim.  Profesyonelliklerinin yanında güler yüzlü ve ilgili olmaları Hit Uluslararası Eğitimi 1 - 0 öne geçirmiştir.

 

Yurtdışına ilk defa çıkacak olmamım verdiği heyecanı gitmeden önceki hazırlık evresi takip etmişti. Okul kabulü, vize evraklarının hazırlanması, vize başvurusu gibi işlemler hiçbir sorun çıkmadan sırasıyla gerçekleşmişti.

 

Şimdi düşününce daha iyi olabilirdi dediğim tek bir konu var; Uçak biletleri.  Biletlerimi gidişime oldukça yakın bir tarihte almıştım bu da birazcık pahalı olmasına sebep olmuştu. Vize çıkma ihtimali,  tüm istenen şartlara uygun olduğu takdirde %90'ın üzerinde ve vize, başvurunuzdan 3 hafta sonra açıklanıyor. Yani bu durumda bileti vize çıkmadan almak size kalmış (Bileti boşa aldığınız takdirde bile şirketlerde satın alınan biletlerde iade ve iptal ceza bedeli, bilet ücret kurallarına bağlı olarak bilet bedelinin %100 'ne kadar çıkabilmektedir.). Ama siz siz olun gitmeye niyetiniz varsa en güzeli bunu önceden planlayın. Uçak biletleri konusunda aktarmalı seçenekler fiyatları üçte birine kadar düşürebilmekte. Onun haricinde havaalanında yaşanabilecek hiçbir aksilikten korkmayın. Özellikle yurtdışı konusunda tek başınıza ilk deneyiminizse başınıza ufak çapta bir aksilik gelmeden olmaz. Benim başıma gelen aksilik dev gibi bavulumla check-in den geçmeden uçağın giriş kapısına kadar gelebilmiş olmamdı. Bir kere oradan girdiniz mi geri dönüşü olmayan bölüme check-in den geçmeden el bagajımla girmiştim. Havaalanında büyük bagajla geçilemeyecek olan bölümden nasıl oldu da tek bir uyarı almadan geçebilmiştim bilmiyorum.

Sonrasında biraz tedirgin olsam da sorunsuz bir şekilde bagajımı uçağın kapısında teslim edip koltuğuma oturmuştum ve uçak İngiltere'ye doğru havalandı.

 

East Bourne'deki ailem gerçekten beklediğimden çok daha sıcak insanlardı ve ilk gün bana şehri, okul yolunu gösterdiler. Tabi şanslıydım yürüyerek 25 dakikada okula gidebiliyordum. Yüz bin nüfuslu küçük bir kasaba seçmenin güzel yanlarından biri şehir içinde her yere yürünebilmesiydi. Ortalama olarak günde üç saat yürüyorduk. Her gün okuldan sonra şehir merkezine ya da sahile gidip şehrin tadını çıkartıyorduk ve tabi hafta sonlarımızı da planlayıp tren biletlerimizi ayarlıyorduk. Londra'da, East Bourne'de olduğundan çok daha fazla görülecek şey vardı. Londra başlı başına gezmeniz için büyük bir şehirdi zaten. Hyde Park, Buckingham Palace, London Eye, British Museum klasiklerdendi bir turist için. British Museum'da dünyanın dört bir tarafından çeşitli uluslara ait görülecek çok şey vardı hatta müzenin içinde Anadolu medeniyetlerine ayrılan bölüm oldukça fazla parça içeriyordu. Ama en çok beni etkileyen bölüm Mısırla ilgili olandı.  Gösterişli bir firavun mezarı, hemen yanında sergilenmek için çıkarılmış kim bilir kaç bin yıllık mumya ve onun hemen altında da mumyanın içindekileri gösteren bir röntgen. Oldukça zevkli olan gezilerimiz tabi yorucu da geçiyordu, gezilecek çok yer ama kısıtlı zaman vardı. Londra'ya sadece hafta sonları gidebiliyorduk. Şehir seçerken eğer kısa dönem gitmeyi düşünüyorsanız ve doğanın yeşiliyle insana huzur veren güzel bir sahil kasabası olan East Bourne'ü kesinlikle tavsiye ederim.

 

Konaklama seçenekleri arasında yurtta var, fakat aile yanında kalmak oldukça zevkliydi benim için. Kendime ait bir odam vardı ve evde gayet rahattım. Aile bana her zaman yardımcı oldu.

Konuşma konusunda hazırlıktan yeni çıkmış olduğum için bir zorluk yaşamadım ama özellikle aileyle ve evdeki İspanyol arkadaşımla olan iletişimim pratiğimi arttırdı. Bu arada Türkiye'ye döndüğümde yazma bölümünün sınavını vermem gerekiyordu. Zaman zaman sınavıma yardımcı olsun diye yazdığım essay'leri okuldaki hocam ya da evdeki aile bireyleri okuyup bana yardımcı oluyorlardı. Sanılanın aksine İngilizlerin soğukluğunu görmedim onlarda. Her gün yemek saatlerinde masada aile ve diğer iki yabancı arkadaşım ile beraber olurduk. Yemekleri haşlamaya ve hazır gıdalara dayandığı için Türk mutfağından sonra oldukça yavan gelebilir. Ama sağlıklı besleniyorlar. Sebze ve meyvelerin çoğunu ihraç eden bir ülke olduğu düşünüldüğünde yemek kültürünün gelişmemiş olması elbette normal. Zaman ilerledikçe samimiyetimiz de ilerledi ve bir akşam onlara yemek yapmayı teklif ettim. Güzel bir servisle pilav ve mantarlı tavuk soteyi afiyetle yediler. O akşam hem benim hem de onlar için güzel bir değişiklik olmuştu. Ütü, çamaşır, bulaşık, temizlik gibi işler evin annesinin göreviydi. Bu konularda rahat etmek güzeldiJ.

 

Her insan farklı bir dünyadır. Bende İngiltere seyahatimde birçok farklı dünya tanıdım. Tabi oradayken bir yandan durmadan iki ülkeyi karşılaştırıyordum. Yaşam tarzının, hayata bakış açısının, zevkler ve renklerin hatta inançların bile yaşanılan çevreye ve ekonomik koşullara göre ne kadar değişiklik gösterdiğine ve nasıl şekillendiğine şahitlik ettim.

 

Ülkenin o inanılmaz düzenini ve estetik olarak da özellikle gittiğim kasabanın güzelliğini düşününce refah seviyesine gerçekten imrendim desem yalan olmaz. Tabi ülkemizin konumu itibariyle bize sunduğu harika iklimin kıymetini Temmuzun ortasında sokakta hırkasız yürürken donunca daha bir iyi anladım. Büyük şehirlerde eminim durum daha farklıdır ama bu küçük kasabanın güzel bir avantajı daha vardı, benim kıstaslarıma göre bir kız sokakta tek başına, gönül rahatlığıyla, kimseden çekinmeden yürüyebiliyorsa orası gerçekten güvenilirdir. East Bourne'de yürümek ve sokaklarda kaybolmak özgürlüğü güvenle yaşayabildiğinizi gösteriyordu.

 

Dönüşte uçaktan ülkeme tepeden baktığım anda, İstanbul'un ışıklarını görünce hiç beklemediğim bir şekilde heyecanlanmıştım. Oralar ne kadar güzel olursa olsun buralar kadar kıymetli olamazdı hiçbir zaman gözümde. Gözümü açtığım, dilini konuştuğum, suyundan içtiğim, sevdiğim tüm insanları barındıran, hamuruma karışan bu topraklar beni ben yapan şeylerdi ve özlemem de bir o kadar doğaldı.

 

Bu yazı benim için hem ufak bir nostalji hem de bu deneyimde bana yardımcı olan güzel insanlara bir teşekkür fırsatı oldu. İşini çok severek yapan Canan Hanıma, Dilek Hanıma ve tabi ki HİT Uluslararası Eğitime teşekkürlerimi sunarım.

 

Daha fazlası...

B